Yavaş yavaş kaybediyoruz gözlerimizi
Tamam bilgisayar sen kazandın. Sen kazandın ve biraz daha yabancıyız birbirimize...
Hepsi bu kadar bayım, sanırım artık bırakmak zorundasınız.
Çocuklarınıza anlatacak mutsuz bir hikâyeniz daha var artık:
"Bir varmış,bir yokmuş. Gezegenin birinde en büyük zevki kendi kendine savaş açıp yenilmek olan insanlar varmış. Ve tarih babaya sonu gelmeyen savaşlar, mantar şeklinde bombalar, yüz milyonlarca ceset ve ayın üzerinde bir adım armağan ettikleri bir yüzyılın sonunda, uzaya gönderdikleri 'Pathfinder'larını bir türlü kendi bilinçaltlarına indiremeyen bu insanlar ekranları başında yavaş yavaş ölürken, çocukları network kurmaya başlamış..."
Oysa ne güzel başlamıştı her şey, yaklaşan bombanın mekanik sessizliğinden uzak. Santrallerimiz vardı, link hatlarımız, çok gurur duyduğumuz uydularımız; kısacası her şeyi görebilecek gücümüz vardı. Ve bir gün korkuyla keşfettik tek göremediğimiz şeyi, kendimizi.
20 yıl önce duvarda bir tuğla olmamak için haykıranların, "ağ"ın içinde küçücük bir nokta olmayı boynu bükük kabullenişi miydi "Bilgi Çağı" dedikleri? Yoksa kapı komşunu unutup başka kıtalardaki insanların hayatlarını paylaşmak mıydı, yarım yamalak? Geçmişin ölü hayalleri eşliğinde canlı yayın konuğu olduk, kendi geleceğimizin umutsuz paranoyasına. Ve sürenin bitmekte olduğunu işaret ediyor birileri.
Her aşkın bir pişmanlık, her rüyanın bir yalnızlık olmaya başladığı günümüzde, ister istemez bir günah çıkarmaya dönüşüyor yazı. Ve ben, sevgili dostum, bu alçakgönüllü günah çıkarmamı bitirip gözlerinin önünden ayrılmaya hazırlanırken, yanımda düşüncelerinin bir kısmını da götürebilmeyi diliyorum, senin götürmek istemediğin yerlere; ve son dileğimi söylüyorum sana: "Kendine İyi Bak!". Evet, kendine iyi bak, dikkatlice. Çıkar şu sanal gözlüklerini ve görmeye çalış gerçekten ne olduğunu. Dijital tanrıların modern kristal kürelerinde göremediklerini göreceksin, yüzündeki karanlığın arkasında...
Devoted to the memory of a close friend who suddenly decided to jump off the 14th floor of a blue-painted building. Now they are one, in everlasting peace... and I still hope our rules and wisdom choke us...