Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Yazıdaki Sır

ve maskeler düşünce ortaya çıkan şeye 'gerçek' dedi şair...
yalanlar susunca çalan müzikti o; hüzünlü de olsa...

Fast-food aşkların buğulu dünyasında hataların ölümcüllüğünü öğrendi bir çocuk... titriyordu uyumaktan korkarak. Gözlerinin önünde kaybetmiş, rüyalarında bulmuştu onu. Kendi kendini arıyordu bütün çöllerin ıssızlığında; yalnızlıktan bahsetmeyin ona! Kendi düşüncelerinin yankısıyla uyanıyordu geceleri, tanıdık bir karanlığa; sessizlikten bahsetmeyin ona! Gözlerini kaybediyordu yavaş yavaş, hatırlarcasına; unutmaktan bahsetmeyin ona...

Yazdım...durmadan yazdım; inatla, onu yazılarda yaratabilmek için. Kelimeler,kelimeler... geceler boyu. Durmadan sildi yazdıklarımı gözyaşlarım; durmadan yazdı gözyaşlarımı parmaklarım. Soğuk gecenin kasveti şefkatli bir pembeliğe büründü ve ben hala yazıyordum. Eskimiş aşk hikayelerinin tortusuna terkedildi arka sokak meyhaneleri ve ben hala yazıyordum, durmaksızın...

Cümlelerin sonuna virgüller koydum, daha uzun yazayım diye... sayfalara yalvardım, bitmesinler diye. Bileklerim ağrıyana kadar yazdım ve yazmak istedim hala. Herşeyin bir sonu olduğu gibi her defterin de bir arkası vardır dedim kendi kendime ve yazdım... bir türlü gelmedi o son. Ben yazdıkça büyüdü defterler, ben yazdıkça arttı sayfalar; 'aşk' dedikleri eski bir büyünün etkisiyle...

Sihirli kelimeler buldum yazarken, masallar türettim onlardan... başkaları yedi üç elmayı. Öyküler yazdım, karanlık... sonunda yine kaybeden hep ben oldum. Şiirler yazdım umutsuzca... baş harflerde onu gördüm.

Sanki gizli, kurnaz, sessiz, tanıdık ama hepsinden önemlisi yapayalnız bir oyun oynuyordu harfler bana; sustum. Fırlatıp attım kalemimi ve sessizce uykuya daldım. kaybedenlerin kaderi kendi öykülerinde bile değişmiyordu işte...

Ana Sayfaya Dönüş | Klicke hier für die deutsche Version