geceleri herkesin uyuduğu evlerde uyanıkken rüya görenlerin öyküsü...
Okuyucu bilir, bazı anlar vardır... aklımızdan geçenleri söylemenin zorlaştığı, gözümüzün önünde olana körleşmenin acı verdiği; ve maskelere ve perdelere ve utangaç gözyaşlarına sığındığımız anlar... düşlerin pembe unutuculuğu bile teslim olurken korkuya, ve gülücüklerle bastırırken yokoluşunu yorgun bir surat, ona her zaman "hatırlatacak" bir şeyler bulunur çevresinde...
Gözleri dolmuş görebilirsiniz onları, düş kurarken yakalayıp kendinizce dalga geçebilirsiniz. Bazı insanlar vardır, kimse bilmez düşüncelerini, kendileri bile. Kağıtlara anlatır o insanlar düşlerini, ey okuyucu! Kelimelere ağlarlar geceleri, sessizce. Güneş uyurken uyanır ve masmavi aşklar yazarlar, karanlıkta parlayan beyaz defterlere. Çünkü ihanet etmez yazı, çünkü noktalar yeter durmaya, silgiler unutmaya...
ve yine mutsuz bitti öyküler, yeniden başlandı cümlelere... Renkli camlarda hâlâ aynı kanlı masallar tekrarlanıyor, korkak kitapların konserve kahramanları hâlâ aynı yanlış rüyayı görüyor, güneşin altında kurulmadık düş kalana dek yazıyordu birileri...